Özel sektör öğretmenleri, taban ücret düzenlemesi, süreli iş sözleşmelerinin kaldırılması ve çalışma sektörünün düzenlenmesi taleplerini görüşmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile ikinci toplantısını gerçekleştirdi. Temmuz ayında yapılan ilk toplantının ardından teknik çalışmaların sürdürülmesine karar verilmişti.

Bakanlığın davetiyle düzenlenen toplantıya; sendika temsilcileri, ilgili bakanlıklar, işveren birlikleri ve eğitim sendikaları katıldı. Görüşmede Milli Eğitim Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra işveren birlikleri temsilcileri de yer aldı. TOBB Eğitim Meclisi de toplantıya katılım sağladı.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Başkanı Eren Edebali, toplantı gündeminde taban ücret düzenlemesinin nasıl uygulanacağı, kamu ve özel sektör arasındaki vergi ile sosyal güvenlik farklarının giderilmesi ve olası yasal düzenlemelerin yer aldığını belirtti. Edebali, sürecin 'fiili bir toplu iş görüşmesi' niteliği taşıdığını ifade etti.

Talep edilen düzenlemeler ve maaş farkları

Eren Edebali, sendikanın üç temel talebi olduğunu belirtti: Taban ücret, süreli iş sözleşmelerinin sonlandırılması ve çalışma sektörünün düzenlenmesi. Edebali, taban ücretin sağlanmadığı durumlarda somut bir kazanım elde edilemeyeceğini dile getirdi.

Eren Edebali, kamu sektöründe net öğretmen maaşının 72.000 Türk lirası, brüt karşılığının ise 96.000 Türk lirası olduğunu ifade etti. Özel sektörde ise maliyetlerin 120.000 ile 130.000 Türk lirasına kadar çıktığını belirtti. Vergi ve sosyal güvenlik primlerindeki indirimin bu maliyet farkını kapatması beklendiğini aktaran Edebali; 96.000 Türk lirasının brüt esas alınması, kamu sektöründeki 72.000 Türk lirasının brüt kabul edilmesi veya asgari ücretin iki katı gibi seçeneklere açık olduklarını söyledi.

12.500 İş yeri

Eren Edebali'ye göre toplantı, bu kadar iş yerini ve yüz binlerce eğitim çalışanını ilgilendiriyor.

Eren Edebali, mevcut sistemde birçok eğitim çalışanının asgari ücret veya asgari ücrete yakın maaşlarla çalıştığını, uzun çalışma saatleri, güvencesiz sözleşmeler ve ödenmeyen fazla mesailerle karşı karşıya kaldığını belirtti. Ayrıca, asgari ücret rejiminin geride bırakılmasının hedeflendiğini ifade etti.

Denetim ve yetki karmaşası

Süççekteki karmaşıklıklara değinen Edebali, öğretmenlerin öğretmen mi, işçi mi, Milli Eğitim Bakanlığı personeli mi yoksa sadece İş Kanunu'na mı tabi oldukları konusunda bir belirsizlik yaşandığını söyledi. Ayrıca işveren tarafında İş Kanunu ile 5580 sayılı Kanun arasında bir tereddüt bulunduğu ifade edildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın sorunu çözmek istediğini ancak alanın tam olarak hakim olunan bir alan olmadığını belirten Edebali, hangi bakanlığın denetim yapacağı ve hangi çalışma prensiplerinin uygulanacağı konusunda karmaşıklıklar bulunduğunu aktardı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın süreçte irade göstermesi gerektiğini ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu üyelerinin de görev sahibi olduğunu vurguladı.

Edebali, devletin ilgili bakanlıklar aracılığıyla sorumluluk alması gerektiğini, bir standart getirilmezse iş yerlerindeki anlaşmazlıkların artacağını belirtti. İşveren tarafının da vergi ve sosyal güvenlik katkıları konusunda eşitlik talep ettiğini ifade eden Edebali, bir sonraki toplantı tarihinin işveren birlikleri başkanlarının da doğrudan katılım sağlayabileceği şekilde belirleneceğini duyurdu.