Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'ndeki fay sisteminde, fayın tek parça kırılması halinde 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin teorik olarak mümkün olduğunu söyledi.
Bektaş, Marmara Denizi'nin orta kesiminde fayın daha geniş, daha zayıf ve daha kaygan bir ortamdan geçtiğini ifade etti. Bu yapı, enerjinin tek büyük kırılma yerine, M6+ büyüklüğündeki daha küçük depremler ve fay sürünmesi (creep) ile kademeli olarak boşalabileceğini düşündürdü.
Anadolu Levhası'nın batıya ilerlerken doğuda İzmit, batıda Şarköy çevresinde dar ve sürtünmeli fay kesimlerinde sıkıştığını belirten Bektaş, bu engelleri aşmak için büyük enerji biriktirip 7 ve üzeri büyüklükte bir kırılma (M7+) oluşturması gerektiğini ifade etti.
Ana Marmara Fayı'nın yılda göreli hareketi
Yıllık 20 milimetrelik hareketin 250 yılda yaklaşık 5 metrelik kayma açığı oluşturduğunu belirten Bektaş, bu 250 yıllık gerilimin tek parça kırılması halinde 7 büyüklüğünün üzerinde bir deprem üretmesinin teorik olarak mümkün olduğunu ifade etti.
İstanbul’da 260 yıldır deprem üretmeyen segmente dikkat çeken Bektaş, levha hareketinin yalnızca Ana Marmara Fayı boyunca değil, Çınarcık, Orta Marmara ve Tekirdağ çukurları çevresindeki faylar arasında da paylaşılıyor olabileceğini söyledi.
Çınarcık, Orta Marmara ve Tekirdağ çukurları çevresindeki faylar arasında gerilimin orta büyüklükte depremlerle kısmen boşalabileceğini de ekledi.
Marmara, KAF'nın rahatladığı yer mi?
Bektaş, Marmara'nın Kuzey Anadolu Fayı'nın (KAF) enerji biriktiren kritik bölgelerinden biri olabileceğini belirtti.