Türkiye'de sulama amaçlı kullanılan barajların doluluk oranı, 1 Temmuz itibarıyla yüzde 79,1 seviyesine ulaştı. Su rezervleri açısından geçen yıla kıyasla çok daha güçlü bir tablo oluştu.

Bu artışın temel nedeni, 2026 su yılında (1 Ekim 2025 – 30 Haziran 2026) kaydedilen olağanüstü yağış miktarı oldu. Söz konusu dönemde Türkiye genelinde ortalama yağış 674,6 milimetre olarak ölçüldü. Bu değer, normalin yüzde 30 üzerinde ve bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 76 fazla gerçekleşti.

Kayıtlara geçen 66 yıllık periyot içinde, 9 aylık su yılı bazında en yüksek yağış bu dönemde meydana geldi. Akdeniz Bölgesi 66 yılın, Doğu Anadolu Bölgesi 38 yılın, İç Anadolu Bölgesi 15 yılın ve Ege Bölgesi 11 yılın en yüksek yağışını gördü. Karadeniz Bölgesi'nde ise son 10 yılın en yüksek yağışı kaydedildi.

Bölgesel dağılımda en belirgin artış Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşandı. Bu bölgedeki yağış miktarı yüzde 47 oranında arttı. Haziran ayı özelinde bakıldığında ise yağışlar, normalin yüzde 30 üzerinde ve geçen yılın aynı ayına göre yüzde 76 daha fazla oldu.

Tarımsal üretimde risk azaldı

Artan yağışlar ülke genelinde 'nemli dönem' olarak adlandırılan süreci başlattı. Toprak neminin artması bitki gelişimini desteklerken, tahıl başta olmak üzere mahsul gelişiminin normal ve sağlıklı seyrettiği belirtildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Reform Genel Müdürlüğü'nün değerlendirmesine göre, sezon başında hissedilen kuraklık etkileri büyük ölçüde ortadan kalktı. Haziran ayı itibarıyla 2025-2026 tarımsal sezonunda yaygın bir kuraklık riski bulunmuyor.

Mevcut meteorolojik koşulların devam etmesi durumunda, tahıllar ve diğer ürünlerin verim ve üretim miktarının beklentileri karşılaması öngörülüyor.