Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan dört reşit olmayan mağdura yönelik cinsel istismar ve taciz iddialarına ilişkin davada verdiği hükümlerin gerekçesini açıkladı. 46 sayfalık gerekçeli kararda, sanıkların kamu görevinin sağladığı kolaylıktan yararlandıkları ve öğrenciler üzerinde eğitimsel sorumluluk taşıdıkları vurgulandı.

Dava, 2024-2025 akademik yılında TBMM'de staj yapan D. adlı öğrencinin 4 Aralık 2024'te kafeterya çalışanı Halil İ.G. hakkında şikayette bulunmasıyla başladı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, beş sanık hakkında 'çocuğun cinsel istismarı' ve 'çocuğun cinsel tacizi' suçlamalarıyla dava açtı.

7 yıl 4 ay 3 gün hapis

Sanık Durmuş U.'ya verilen en ağır ceza

Mahkeme, 2 Temmuz'da Durmuş U.'yu 7 yıl 4 ay 3 gün, Recep S.'yi 6 yıl 3 ay, Halil İ.G.'yi 2 yıl 4 ay 3 gün ve İbrahim B.'yi 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Ramazan Ç. hakkında ise 'çocuğun cinsel tacizi' suçundan beraat kararı verildi.

Gerekçeli kararda, cinsel istismar suçu için faillerin cinsel arzularının fiilen tatmin edilmesinin gerekmediği, eylemlerin objektif olarak cinsel nitelikte olmasının yeterli olduğu belirtildi. Mahkeme, mağdur beyanlarının tutarlılığına ve diğer delillerle uyumuna dikkat çekti.

Her fiziksel temasın tek başına cinsel istismar suçunu oluşturmayacağı
— Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçeli kararı

Mahkeme, cinsel suçların genellikle tanık veya kamera kaydı olmayan kapalı ortamlarda işlendiğini, bu nedenle mağdur ifadelerinin diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına atıf yapıldı.

Kararda, çocuk mağdurların olayları her zaman detaylı ve kronolojik anlatamayacağı, küçük farklılıkların güvenilirliği ortadan kaldırmayacağı belirtildi. Mağdur ifadelerinin kendi içinde tutarlı olduğu, zamanla esaslı çelişki içermediği ve elektronik yazışmalar, tanık beyanları gibi diğer delillerle desteklendiği kaydedildi.

TBMM'de farklı dönemlerde staj yapan mağdurların bağımsız ifadelerinde benzer davranış kalıplarını tanımladığı, ifadelerinin temel çelişkiler olmaksızın büyük ölçüde örtüştüğü belirtildi. Mahkeme, WhatsApp yazışmalarını inceleyerek mesajların arkadaşça iletişim değil, cinsel amaçlı bir iletişim modeli içerdiğine hükmetti.

Sanıkların kamu görevlisi olduğu ve stajyerler üzerinde doğal otoriteye sahip olduğu vurgulandı. Mağdur S.'nin anlatımlarına göre Durmuş U.'nun onu kolundan çektiği, Recep S.'nin ise omzuna ve başka yerlerine dokunduğu, tokalaşırken kendine çektiği aktarıldı. Mahkeme, sanıklar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması, cezanın ertelenmesi ve alternatif yaptırımların koşullarının oluşmadığına karar verdi.