Cumartesi Anneleri, İstanbul'un Galatasaray Meydanı'nda kayıp yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek amacıyla 1995 yılından bu yana oturma eylemi gerçekleştiriyor. Grup, bu kapsamda 1114. haftalık oturumunu Galatasaray Meydanı'nda düzenledi.

Eylem sırasında, Galatasaray Meydanı'nı çevreleyen barikatların arkasından bir basın açıklaması yapıldı. Kayıp yakınları, 34 yıl önce Şırnak'ta gözaltına alınan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Mehmet Ertak için adalet çağrısında bulundu.

1114. haftamızda, cezasızlık politikası nedeniyle hakikatin karanlıkta bırakıldığı dosyalardan biri olan Mehmet Ertak’ın hikâyesini kamuoyuyla paylaşıyoruz.
— Oya Ersoy

Mehmet Ertak'ın gözaltına alınışı ve tanık beyanları

Şırnak'ın Rezuk Mezrası köyünde yaşayan ve bölgedeki bir kömür madeninde işçi olarak çalışan dört çocuk babası Mehmet Ertak, 18 Ağustos 1992'de işten dönerken durduruldu. Aynı iş yerinde çalışan üç yakınıyla birlikte bulunduğu araç, resmi üniformalı polislerin kontrol noktasında durduruldu. Kimlik kontrolünün ardından Ertak, Şırnak Emniyet Müdürlüğüne götürülerek gözaltına alındı.

Ertak'ın gözaltına alındığına dair bir tutanak hazırlanmış olsa da emniyet güçleri ailenin kendisine gözaltı işleminin gerçekleşmediğini bildirdi. Mehmet Ertak'ın babası İsmail Ertak, durumu savcılığa taşıdı.

Olayla ilgili üç tanık Mehmet Ertak'ın gözaltına alındığını beyan ederken, altı tanık ise gözaltında işkence gördüğüne şahitlik etti. Gözaltındaki bazı kişilerle aynı hücrede kaldığını belirten tanıklar arasında, Avukat A.D. da bulunuyor. Avukat A.D., Mehmet Ertak ile beş gün boyunca aynı hücrede bulunduğunu ve Ertak'ın işkence gördüğünü ifade etti.

6 tanık

Mehmet Ertak'ın gözaltındayken işkence gördüğünü gördüğünü belirten tanık sayısı.

İtiraf ve yargı süreci

Mehmet Ertak daha önce iki kez gözaltına alınmış ve ağır işkenceler gördükten sonra serbest bırakılmıştı. Olayın konusu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine de soru önergeleri aracılığıyla taşındı.

1997 yılında JİTEM personeli Murat İpek, Mehmet Ertak'ın Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş ile Terörle Mücadele Şube Müdürü Mehmet Kaplan'ın emriyle öldürülüp gömüldüğünü itiraf etti. İpek ayrıca bu infazların dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan'ın bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğini belirtti.

Ertak ailesi, tanık ve belgelere rağmen iç hukuk yollarından sonuç alamadı. Avukat Tahir Elçi tarafından hazırlanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başvurusu süreci, Elçi'nin ofisine polis baskını yapılması ve dosyalara el konulmasıyla karşılaştı. Tahir Elçi gözaltına alındı ve işkence gördü.

AİHM kararı ve sonuçlanmayan dosya

AİHM, Mehmet Ertak'ın gözaltında tutulduğunu, işkence sonucu öldüğünü ve ölümünden devletin sorumlu olduğunu kanıtlayan delillerin bulunduğuna karar verdi. Mahkeme, Ertak/Türkiye davasında Türkiye'yi yaşam hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle oy birliğiyle mahkûm etti.

AİHM kararına rağmen Mehmet Ertak'ın dosyası çözüme kavuşmadı. Tahir Elçi'nin 2015 yılında öldürülmesiyle ilgili katilin kimliği ise halen bilinmiyor.

Kaç yıl geçerse geçsin, Mehmet Ertak için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten; devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.
— Oya Ersoy

Haftalık basın açıklamasında, yargı ve siyasi makamlara Mehmet Ertak'ın gözaltında kaybolmasıyla ilgili etkili bir soruşturma ve kovuşturma yürütme yükümlülüklerini yerine getirme çağrısı yapıldı.