DEM Parti İmralı Heyeti, 2 Ağustos 2026 tarihinde İmralı'da PKK lideri Abdullah Öcalan ile bir araya geldi.
DEM Parti İmralı Heyeti Abdullah Öcalan ile görüştü
Heyetin 2 Ağustos 2026 tarihinde İmralı'da gerçekleştirdiği görüşme gündemde.
Güncellemeler
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında sürecin henüz çözülmediğini ancak negatif bir yaklaşımı gerektiren bir durum olmadığını belirterek hazırlanan yasal düzenlemeyi süreci başlatacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme sürecinin başlangıcında olduklarını söylediğini aktardı.
Abdullah Öcalan, süreci başlatacak olan yeni yasal düzenlemeyi sürecin önünü açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirirken, sürecin Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme aşaması olduğunu belirtti. Ayrıca Öcalan, mevcut durum için 'Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur' ifadelerini kullandı.
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında sürece dair değerlendirmesinde, “Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur” ifadelerini kullanarak gelecek yasal düzenlemeyi sürecin önünü açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme sürecinin başlangıcında olduklarını söylediğini aktardı.
Abdullah Öcalan, sürecin geleceğine dair 'Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur' açıklamasında bulunarak hazırlanan yasa teklifini süreci açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme sürecinin başlangıcında olunduğunu ifade ettiğini aktardı.
Abdullah Öcalan, süreci başlatacak olan yeni yasal düzenlemeyi sürece yol açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirirken, demokratikleşme sürecinin Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli olacağını ifade etti. Ayrıca Öcalan, mevcut durumun henüz her şeyin çözüldüğü bir aşamada olmadığını ancak negatif bir yaklaşımı gerektiren bir durumun da bulunmadığını belirtti.
Abdullah Öcalan, sürecin başlangıcında olduklarını belirterek yaklaşım için 'negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur' ifadesini kullandı ve hazırlanan yasa teklifini süreci açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, sürecin Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme aşaması olduğunu söylediğini aktardı.
Abdullah Öcalan, sürecin henüz tam olarak çözülmediğini ancak negatif bir yaklaşım gerektiren bir durum olmadığını belirterek, gelecek yasal düzenlemeyi süreci başlatacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme sürecinin başlangıcında olduklarını ifade ettiğini duyurdu.
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında henüz her şeyin çözülmediğini ancak negatif bir yaklaşımı gerektiren bir durumun da olmadığını belirterek hazırlanan yasal düzenlemeyi sürecin yolunu açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme sürecinin başlangıcında olduklarını ifade ettiğini duyurdu.
Abdullah Öcalan, sürecin başında olduklarını belirterek gelecek yasa önerisini süreci açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi ve demokratikleşme sürecinin Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli olacağını ifade etti. Ayrıca, hazırlanan yasal düzenlemenin bu sürecin önünü açacağını belirtti. Söz konusu yasa taslağının bu hafta TBMM'ye sunulması bekleniyor.
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında yaklaşımıyla ilgili olarak, “Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur” ifadelerini kullandı ve yaklaşan yasa tasarısını sürecin önünü açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme sürecinin başlangıcında olduklarını belirttiğini aktardı.
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında süreci bir 'anahtar' olarak tanımlayarak, her şeyin henüz çözülmediğini ancak negatif bir yaklaşım gerektiren bir durumun da bulunmadığını ifade etti. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme sürecinin başlangıcında olduklarını söylediğini aktardı.
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında sürecin henüz tamamlanmadığını ancak negatif bir durumun da bulunmadığını belirterek hazırlanan yasal düzenlemeyi sürecin önünü açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. DEM Parti heyeti ise Öcalan'ın, sürecin Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana en önemli demokratikleşme aşamalarından biri olacağını ifade ettiğini aktardı.
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında süreci 'silahların yerini siyasetin aldığı yeni bir dönemin eşiği' olarak nitelerken, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' başlıklı çerçeve yasa teklifinin 5 Ağustos 2026 tarihinde TBMM'ye sunulduğu bildirildi. Teklif, PKK/KCK'nın silah bırakması ve MGK kararıyla birlikte belirli suçlar için soruşturmaların askıya alınmasını öngörürken, Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında bir kurul kurulmasını ve PKK liderleri ile ağır suç işleyenlerin düzenleme kapsamı dışında tutulmasını planlıyor.
Abdullah Öcalan, görüşme sonrası sürecin anahtarı olarak nitelendirilen ve 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adını taşıyan çerçeve yasa tasarısının Meclis'e sunulacağını ve sürecin demokratikleşme için kritik bir başlangıç olacağını belirtti. Tasarı kapsamında, PKK/KCK üyelerinin silah bırakması şartıyla bazı suçlar için yargılamaların beş ila on yıl süreyle durdurulması ve Ceza İnfaz Kanunu kapsamındaki bazı hükümlerin askıya alınması öngörülüyor. Süreç, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki bir kurul ve TBMM bünyesinde kurulacak bir komite tarafından denetlenecek.
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında sürecin demokratikleşme adına önemli olacağını ifade ederken, yeni hazırlanan 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı yasa teklifinin bu sürecin anahtarı olacağı belirtildi. Teklif, PKK/KCK üyelerinin silah bırakması ve örgütün dağılması halinde belirli suçlar için soruşturma ve infaz süreçlerinin durdurulmasını kapsayan bir mekanizma öngörüyor. Düzenleme kapsamında, Cumhurbaşkanlığı himayesinde bir kurul ve TBMM bünyesinde bir komisyon kurularak sürecin denetimi sağlanacak.
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında sürecin henüz tamamlanmadığını ancak negatif bir durumun da bulunmadığını belirterek hazırlanacak yasayı sürecin önünü açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana en önemli demokratikleşme süreçlerinden birinin başlangıcında olduklarını ifade ettiğini aktardı.
Abdullah Öcalan görüşme sonrası, hazırlanan yasa tasarısının süreci başlatacak bir 'anahtar' niteliğinde olduğunu belirterek sürecin demokratikleşme yolunda önemli olacağını ifade etti. 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' başlıklı yasa tasarısı, PKK/KCK'nın silah bırakması ve dağılmasının ardından uygulanmak üzere TBMM'ye sunuldu. Tasarı kapsamında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında bir kurul ve TBMM bünyesinde 17 milletçiden oluşan bir izleme komisyonu kurulması planlanıyor.
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında süreci yorumlayarak, “Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur” ifadesini kullandı ve hazırlanan yasa teklifini sürecin önünü açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, demokratikleşme sürecinin Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana en önemli süreçlerden biri olacağını belirttiğini aktardı.
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında sürece dair bir 'anahtar' niteliğindeki yeni yasa tasarısına ilişkin, her şeyin henüz çözülmediğini ancak negatif bir yaklaşım gerektiren bir durum olmadığını ifade etti. Tasarının, PKK/KCK'nın silah bırakması ve dağılması şartıyla uygulanacak geçici bir çerçeve yasası olması ve sürecin takibi için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında bir kurul ile TBMM bünyesinde 17 milletçiden oluşan bir komisyon kurulması öngörülüyor. Öcalan'ın yanı sıra Kandil yönetimi ve ağır suçlara karışanların düzenlemenin dışında tutulacağı belirtilirken, tasarının 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adıyla TBMM'ye sunulacağı bildirildi.
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında sürecin önemine değinerek, her şeyin henüz çözülmediğini ancak negatif bir yaklaşım gerektiren bir durum olmadığını ifade etti. Öcalan, hazırlanan yasa tasarısını sürecin önünü açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirirken, İmralı heyeti ise bu demokratikleşme sürecinin Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli olacağını belirtti.
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında yaklaşımı hakkında, “Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur” diyerek sürece dair görüş bildirdi. İmralı Heyeti ise Öcalan'ın yaklaşan yasal düzenlemeyi sürecin önünü açacak bir 'anahtar' olarak tanımladığını ve süreci Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme başlangıcı olarak gördüğünü aktardı.
Abdullah Öcalan, görüşme sonrasında sürecin bir 'anahtar' niteliğinde olduğunu belirterek, ortaya çıkan yasal düzenlemeyle ilgili olarak “Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur” dedi. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, sürecin Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana en önemli demokratikleşme adımlarından biri olacağını ifade ettiğini aktardı.
Abdullah Öcalan, görüşme sırasında sürecin henüz tamamlanmadığını ancak negatif bir yaklaşım gerektiren bir durumun da olmadığını belirterek, hazırlanan yasa önerisini sürecin yolunu açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, Cumhuriyet'in kuruluşuna eşdeğer öneme sahip bir demokratikleşme sürecinin başlangıcında olduklarını ifade ettiğini aktardı.
Abdullah Öcalan, görüşmede sürecin önemine değinerek, “Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur” dedi ve yaklaşan yasal düzenlemeyi sürecin önünü açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı heyeti ise Öcalan'ın, Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana en önemli demokratikleşme süreçlerinden birinin başlangıcında olduklarını ifade ettiğini aktardı.
Abdullah Öcalan, görüşme sonrası yaptığı açıklamada sürecin henüz tamamlanmadığını ancak olumsuz bir durum da bulunmadığını belirterek, hazırlanan yasal düzenlemeyi sürecin önünü açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, bu sürecin Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana en önemli demokratikleşme adımlarından biri olacağını ifade ettiğini bildirdi.
Abdullah Öcalan görüşme sırasında sürecin bir anahtar olacağını belirterek, “Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur” dedi. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, sürecin Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren en önemli demokratikleşme adımlarından biri olacağını ifade ettiğini bildirdi.
Abdullah Öcalan, görüşme sonrası yaptığı açıklamada sürece dair, “Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur” ifadelerini kullanarak, yaklaşan yasal düzenlemeyi sürecin önünü açacak bir 'anahtar' olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti ise Öcalan'ın, bu sürecin Cumhuriyet'in kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme aşaması olduğunu söylediğini aktardı.
Yeni iddialara göre, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa, 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve 360 milletvekilinin imzasını aldı; yasa, PKK/KCK'nın silah bıraktığı ve silahlı varlığı sona erdiğinin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından onaylanıp Resmî Gazete'de yayımlanması halinde yürürlüğe girecek, bu durumda 15 yıl ve altında ceza alanlar için beş yıl, 15 yılın üzerindeki cezalar için on yıl süreyle soruşturmalar ve hapis cezalarının uygulanması askıya alınacak, ancak kasıtlı cinayet ve işkence gibi ciddi suçlar kapsam dışında kalacak; yasanın uygulanması için Başkanlık Genel Sekreterliği tarafından desteklenen, Başbakanlık ve bakanlı
Yayınlanan haberden sonra, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa tasarısı, 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve 360 milletvekilinin imzasını aldı; yasa, PKK/KCK'nın silah bırakıp dağılmasını onaylayan MGK kararının resmi gazetede yayımlanmasından sonra yürürlüğe girecek, bu süreçte terörle ilişkili suçlar için 5 veya 10 yıl süreyle soruşturma ve hapis cezası uygulamaları askıya alınacak, ancak cinayet ve işkence gibi ciddi suçlar kapsam dışına alınacak, uygulama süresi altı ay olacak, ve sorumlu kurulun başkanlığını Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın üstleneceği doğrulandı.
İmralı Heyeti'nin görüşmesinden sonra, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa tasarısı, 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve 360 milletvekilinin imzasıyla desteklendi; yasa, PKK/KCK'nın silah bıraktığına Milli Güvenlik Kurulu'nun kararının resmi gazetede yayımlanmasıyla yürürlüğe girecek, bu durumda 6 ay içinde başvuruda bulunan üyeler için suç soruşturmaları ve hapis cezalarının uygulanması 5 ya da 10 yıl süreyle ertelenecek, ancak cinayet ve işkence gibi ağır suçlar kapsam dışına alınacak, cezaların ertelenmesi süresince mülklerin el konulması devam edecek ve siyasi faaliyetler 2-3 yıl boyunca yasaklanacak; yasanın uygulanması, Başkanlık'ı
Yayınlanan haberden sonra, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa tasarısı, 5 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve 360 milletvekili tarafından imzalandı; yasa, PKK/KCK'nın silah bıraktığı ve silahlı varlığı sona erdiği tespitini içeren MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra yürürlüğe girecek, 6 aylık bir başvuru süresi tanıyacak, 15 maddelik olacak ve sadece geçici bir süreç yasası olarak tasarlanacak; aynı zamanda, 15 yıl ve daha az ceza alanlar için 5 yıl, 15 yıldan fazla ceza alanlar için 10 yıl süreyle soruşturma ve hapis cezasının uygulanmasının durdurulması öngörülüyor, ancak kasıtlı cinayet ve 2005'ten önce işlenen,
Yeni iddialara göre, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa, 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve 360 milletvekilinin imzasını aldı; yasa, PKK/KCK'nın silah bıraktığı ve silahlı varlığı sona erdiği tespitini MGK'nın onaylaması ve Resmî Gazete'de yayımlanması halinde yürürlüğe giriyor, bu durumda terörle ilişkili suçlar için 5 veya 10 yıl aralığında soruşturma ve hapis cezası yürütmesi askıya alınıyor, ancak cinayet, işkence ve 2005 öncesi yaşanan ciddi suçlar hariç tutuluyor; aynı zamanda 15 maddelik yasa, bir Başkanlık altında toplanan ve 9 bakanlığı kapsayan bir Kurul ile TBMM'de 17 üyeli bir İzleme Komisyonu kuruyor, uygulama süresi altı
Önceden belirtilen 10-12 maddelik bir taslak yerine, 15 maddelik 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa tasarısı 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve 360 milletvekilinin imzasıyla desteklendi; yasa, PKK/KCK'nin silah bıraktığına Milli Güvenlik Kurulu'nun kararının resmi gazetede yayımlanmasıyla yürürlüğe girecek, suçlamaların 5 veya 10 yıl süreyle ertelenmesini, cezaların askıya alınmasını ve silah bırakanların bireysel değerlendirme sürecini düzenliyor; ancak cinayet, işkence ve 2005 öncesi ağır suçlar kapsam dışı tutuldu, Abdullah Öcalan ve üst düzey liderler yasadan dışlandı, ve 6 aylık başvuru süresi sonraki yasal değişiklikle uzatılamaz
Yeni iddialara göre, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa tasarısı, 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve 360 milletvekilinin imzasını aldı; yasanın 15 maddelik olduğu, 10-12 madde olarak önceden belirtilen rakamın düzeltildiği ve MGK'nın kararı ile resmi gazetede yayımlanmasından sonra yürürlüğe gireceği doğrulandı; aynı zamanda, PKK/KCK üyeliğiyle ilgili suçlarda 15 yıl ve altında cezalar için beş yıllık, 15 yıldan fazla veya hapis cezaları için on yıllık soruşturma ve hapis cezası uygulamasının askıya alınması, ancak kasıtlı cinayet ve 2005'ten önceki ağır suçlar hariç tutulduğu resmi olarak açıklanarak, yasanın amacının genel af değil,
Önceden 10-12 madde olarak belirtilen çerçeve yasa, 15 maddeye çıkarıldı ve 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na resmen sunuldu; yasa, Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra yürürlüğe girecek, PKK/KCK ile ilgili suçlar için 15 yıl ve altı cezalara 5 yıl, üstüne 10 yıl süresiyle soruşturma ve hapis cezasının uygulanmasının askıya alınmasını öngörüyor; aynı zamanda, 360 milletvekili tarafından imzalanarak mecliste destek topladı, ancak YENİ Parti ve Tüm Yerel-Sen gibi kurumlar yasanın şeffaflık eksikliği ve terör örgütünün legimitasyonu açısından tehlikeli olduğunu savunuyor.
Yayınlanan haberden sonra, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa teklifi, 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve 360 milletvekilinin imzasıyla desteklendi; yasa, MGK'nın PKK/KCK'nın tamamen çözülmesi ve silahlarını teslim etmesi kararını resmi gazetede yayımlaması durumunda yürürlüğe girecek, bu karar sonrası altı ay içinde yazılı beyan verenler için örgütle ilgili suçlar kapsamında 15 yıla kadar olan cezalar için beş yıllık, daha fazlası için on yıllık soruşturma ve hapis cezası uygulaması askıya alınacak, ancak kasıtlı cinayetler ve 2005'ten önce işlenen yaşam boyu hapis suçları hariç tutulacak.
Yayınlanan haberden sonra, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa tasarısı, 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve 360 milletvekilinin imzasıyla desteklendi; yasa, PKK/KCK ile ilgili suçlar için 5 veya 10 yıl süreyle soruşturma ve hapis cezalarının yürütülmesini askıya almayı öngörüyor, ancak kasıtlı cinayet ve 2005 öncesi yaşam boyu hapis cezalarını kapsamıyor, aynı zamanda uygulamanın başlaması için MGK'nın kararının Resmi Gazete'de yayımlanması şartı getiriyor.
Yeni iddialara göre, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa tasarısı, 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve 360 milletvekili tarafından imzalandı; yasa, Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) PKK/KCK'nın tamamen dağılmasını ve silahları teslim etmesini onaylaması ve bunun Resmi Gazete'de yayımlanması halinde yürürlüğe girecek, bu süreçte örgütle ilişkili suçlar için 15 yıla kadar olan cezalara beş yıl, bundan fazlasına ise on yıl süreyle soruşturma ve hapis cezası uygulaması durdurulacak, ancak kasıtlı cinayet ve 2005'ten önce işlenen hayat boyu hapis cezaları hariç tutulacak; aynı zamanda, yasalara uygun olarak silah bırakanların siyasi faaliyette
Yeni iddialara göre, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa tasarısı, 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve 360 milletvekili tarafından imzalandı; yasa, milli güvenlik konseyinin (MGK) PKK/KCK'nın tamamen çözdüğü ve silahlarını bıraktığına dair kararını Resmî Gazete'de yayınlamasından sonra yürürlüğe girecek, 15 maddelik metinde; terörle ilişkili suçlar için 15 yıl ve altı cezalara beş yıl, bundan fazlasına on yıl süreyle soruşturma ve hapis cezası uygulaması durdurulacak, ancak kasıtlı cinayet ve 2005'ten önce işlenen yaşam boyu cezalar hariç tutuldu; bu süreçte mahkûmların cezaları askıya alınırsa, 15 yıl ve altı cezalılar için beş yıl, üst
Önceden belirtilen 10-12 maddelik yapı yerine, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa 15 maddeden oluşuyor ve 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu; yasa, Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra yürürlüğe girecek, PKK/KCK ile ilgili suçlarda en fazla 15 yıl hapis cezası olanlara beş yıl, daha fazlasına ise on yıl süreyle soruşturma ve ceza infazının ertelenmesini getiriyor; ancak kasıtlı cinayet, 2005 öncesi yaşanan yaşam boyu hapisli suçlar ve örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen suçlar bu ertelemeden hariç tutuldu.
Yeni olarak, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa tasarısı, 360 milletvekilinin imzasıyla 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu, 15 maddelik yapıda olup, PKK/KCK ile ilgili suçlar için 5 veya 10 yıllık soruşturma ve hapis cezası uygulamalarının, Milli Güvenlik Kurulu'nun kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra askıya alınmasını öngörüyor; bu süreçte, intihal ve 2005 öncesi yaşanan ölümcül suçlar hariç tutuldu, hapis cezaları askıya alınan tutukluların 3. yılda haklarının geri kazanılması için başvuruda bulunma hakkı tanındı, ve 6 aylık bir başvuru süresi belirlendi.
Yeni olarak, 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi' adlı çerçeve yasa tasarısı, 5 Ağustos 2026'da TBMM Başkanlığı'na sunuldu ve 360 milletvekili tarafından imzalandı; yasa, milli güvenlik konseyinin (MGK) PKK/KCK'nin tamamen dağılmasını ve silahlarını teslim ettiğini onaylaması ve bu kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından sonra yürürlüğe girecek, sadece 15 yıl veya daha az ceza alanlar için beş yıl, 15 yıldan fazla veya hapis cezası alanlar için on yıl süreyle soruşturma ve hapis cezasının infazını askıya alacak, ancak kasıtlı cinayet ve 2005'ten önce işlenen yaşam süresi cezaları hariç tutuldu; aynı zamanda, yasa kapsamında siyasi faaliyette bulunma yasağı iki ila üç