Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) 2026 boyunca Ay ve Mars görevlerini desteklemeyi amaçlayan araştırmalar yürütülmektedir. Nisan 2026'da gerçekleşen Artemis II görevi, 50 yılı aşkın bir süre sonra Ay çevresinde yapılan ilk mürettebatlı uçuş olmuş ve derin uzay insan keşfi için gereken temel sistemleri doğrulamıştı.
ISS, astronotların bilimsel deneyler yürüttüğü bir çalışma alanı olarak aktif. Bu deneyler, insan vücudunun uzun süreli uzay uçuşuna nasıl uyum sağladığını anlamayı ve gelecekteki görevler için gerekli teknolojileri test etmeyi kapsıyor. Amaç, mürettebatın derin uzayda güvenle yaşayıp çalışabilmesini sağlamak.
Kemik ve kas sağlığı üzerine çalışmalar
Uzay istasyonundaki astronotlar, mikro yerçekiminde her ay ortalama kemik yoğunluklarının %1 ila %1,5'ini kaybediyor. Düzenli egzersiz bu kaybı dengelemeye yardımcı olabilir. Bu nedenle ISS'de test edilen Avrupa Gelişmiş Egzersiz Cihazı (E4D), çeşitli egzersizleri destekleyen ve farklı yerçekimi seviyelerini simüle edebilen kompakt bir sistem. Bu sistem, keşif ekipleri için daha da kompakt egzersiz teknolojilerinin geliştirilmesine yol açabilir.
Astronotların mikro yerçekiminde her ay kaybettiği ortalama kemik yoğunluğu oranı.
Tıbbi ve sağlık deneyleri
Intravenous Fluid Generation – Mini (IVGEN Mini) deneyi, istasyonun içme suyu kaynağını kullanarak intravenöz sıvı üretme olasılığını değerlendiriyor. Ticari olarak satılan IV sıvılarının raf ömrü yalnızca yaklaşık 16 ay. Başarılı gösterimler, fırlatma kütlesini ve hacmini azaltırken tıbbi ihtiyaçların karşılanmasına yardımcı olabilir.
Astronotlar ayrıca biyolojik örnekler topluyor, tıbbi muayeneler yapıyor ve vücudun uzaydaki yaşama nasıl uyum sağladığını anlamak için taramalar gerçekleştiriyor. Önceki araştırmalar, ağırlıksızlığın bazen normal kan akışını bozarak kan pıhtıları gibi sağlık risklerini artırabildiğini gösteriyor. Spaceflight Thrombosis and Risk Factors (Venous Haemostasis) deneyi, kan akışındaki değişiklikleri inceleyerek risk altındaki mürettebat için önleyici tedbirler geliştirmeyi amaçlıyor.
Kardiyovasküler ve solunum sistemlerindeki değişiklikler kan basıncı düzenlemesini etkileyebilir. CARDIOBREATH deneyi, egzersiz seansları sırasında kalp atış hızı, kan basıncı, solunum hızı ve aktiviteyi izlemek için Bio-Monitor 'akıllı gömlek' kullanıyor. Sonuçlar, mikro yerçekiminde kardiyovasküler sağlık anlayışını geliştirecek ve kardiyorespiratuar risklere yönelik tedavilere bilgi sağlayacak.
Uzun süreli izolasyon ve kısıtlama, mürettebatın uykusunu, moralini ve karar verme yeteneğini etkileyebilir. RelaxPro deneyi, gelecekteki görevlerde stresi azaltmak ve uykuyu iyileştirmek için meditasyon gibi invaziv olmayan uygulamaları değerlendirerek yapılandırılmış bir sistem geliştirmeyi hedefliyor.
Radyasyon ve yakıt depolama araştırmaları
Fiber-optik Aktif Dozimetre (Lumina), radyasyona maruz kaldığında kararan optik fiberler kullanarak gerçek zamanlı radyasyon izlemeyi gösteriyor. İyonlaştırıcı radyasyonun izlenmesi, gelecekteki derin uzay keşifleri için temel zorluklardan biri olmaya devam ediyor.
Birçok uzay aracı, sıvı halde kalabilmek için soğuk tutulması gereken kriyojenik yakıtlar kullanıyor. Sıcaklık dalgalanmaları, yakıtın yavaş yavaş buharlaşmasına ve tanktan kaçmasına neden olabilir. Zero Boil-Off Tank Noncondensables (ZBOT-NC) araştırması, sıvılaşmayan gazların itici gaz tanklarındaki basınç kontrolünü, buharlaşmayı ve yoğunlaşma oranlarını nasıl etkilediğini değerlendiriyor. Veriler, modellerin doğrulanmasına ve daha verimli kriyojenik yakıt depolama sistemlerinin tasarımına destek olacak.
Diğer deneyler ve gelecek hedefler
Genomic Enumeration of Antibiotic Resistance in Space (GEARS) araştırması, ISS'deki antibiyotiğe dirençli organizmaları tarayarak bakterilerin uzayda nasıl adapte olabileceğini anlamayı amaçlıyor. DNA dizileme teknikleri kullanan GEARS, gelecekteki görevler için önemli olan yerinde tanımlama ve teşhis yeteneklerini geliştirmeyi hedefliyor.
ISS'deki araştırmalar, Artemis ve Ay Üssü programlarıyla birleştiğinde, NASA'nın Ay'da sürekli astronot keşfine ve nihayetinde Mars'a hazırlanmasını destekliyor. Artemis II, insanlığın Ay yüzeyine dönüşü için önemli bir dönüm noktasıydı. Astronotlar, teknolojileri test ederek, insan vücudunun uzun süreli uzay uçuşuna uyumunu inceleyerek ve mürettebatın derin uzayda güvenle yaşayıp çalışabilmesini sağlamak için deneyler yürütüyor.