Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın etkin bir şekilde sürdürülmediğini belirten babası Nizamettin Kabaiş, sürece yönelik eleştirilerini dile getirdi.
Nizamettin Kabaiş, kızına ait telefonun kilidinin açılması için İspanya ve Çin'e gönderilmesini sorguladı. Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun 'Telefon asit kuyusunda da olsa biz o telefonu açarız' sözlerini hatırlatan Kabaiş, telefonun çözüm sürecine atıfta bulundu.
Üniversite yönetimine yönelik suçlamalar
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi yönetiminin, başlangıçta aileye güvenlik kameralarının bozuk olduğunu söylediğini ancak daha sonra Adalet Bakanlığı'na kameraların çalışır durumda olduğunu bildirdiğini iddia eden Kabaiş, rektörü otopsi sürecine müdahale etmek ve delilleri karartmakla suçladı.
Üniversite yönetiminin, öğrenci protestoları sırasında kampüse güvenlik güçlerini çağırdığını ve bu durumun öğrencilere yönelik şiddetle sonuçlandığını ileri süren Kabaiş; ayrıca Mollakasım bölgesindeki villalar ile iş yerlerindeki güvenlik kameralarının da soruşturmaya dahil edilmesini talep etti.
Analiz edilmesi beklenen 2.500 örnekten şimdiye kadar işlenen miktar.
Soruşturma kapsamında yaklaşık 2.500 DNA örneğinin analiz edilmesinin beklendiğini belirten Nizamettin Kabaiş, şimdiye kadar sadece 400 ila 500 örneğin işlendiğini ifade etti. Aile, dosyaya ilişkin bir gizlilik kararı olması sebebiyle soruşturma hakkında bilgi alamıyor.
Soruşturma sürecini Tunceli'deki Gülistan Doku vakasıyla kıyaslayan Kabaiş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi rektörünün neden sorgulanmadığını sordu.